Kanada Uluslararası Engelliler Film Festivali'nde Yarışacak Olan Dilek Sabancı
Bu yıl ilk kez Kanada'da düzenlenen Uluslararası Engelliler Film Festivali'ne 'Yaşadıkça' (As Long As We Live) adıyla katılacak olan beş engellinin başarı öyküsü arasında Dilek Sabancı da var. Tüm dünya, paranın her şeye çözüm olmadığına inanan Sabancı Ailesi'nin kızı Dilek Sabancı'nın ağzından zorluklarla geçen yaşamını öğrenecek.
Dilek Sabancı, Melike Emre, Adem Saykın, Asuman Uras ve Emre Kılıç... Beşi de hayatın onlara yüklediği ‘engelli’ rolünü oynuyor... Ortak noktaları sadece engelli olmaları değil, hayata tutunmayı başarabilmeleri de onları bir araya getiriyor.
Yönetmen Mehmet Kızıltaş bu beş yaşamı bir araya getirerek yaptığı belgeseli, ilk kez düzenlenen Uluslararası Engelliler Film Festivali’ne gönderdi.
6-10 Şubat 2006 tarihleri arasında ‘As Long As We Live’ adıyla yarışacak olan film, engelli hayatlara ‘bakıyor’. 36 dakikalık belgesel, gerçek başarı hikâyelerinden oluşuyor.
Kanada’da yarışacak beş başarı öyküsünden biri de Dilek Sabancı’nın hayatı. Dilek Sabancı’nın hayatı belgeselde şöyle anlatılıyor:
“Onlarınki akraba evliliğiydi. Ancak yaşadıklarının tek sebebi anne ve babasının akrabalık bağı değildi. 6.5 aylıkken doğdu. Prematüreydi. Doğum esnasında oksijensiz kaldığı için vücudunda kalıcı hasarlar meydana geldi. 7 yaşına kadar hiç yürüyemedi. İlkokulu Adana’da bitirdi. 9 yaşına geldiğinde Sabancı Ailesi de İstanbul’a taşınmıştı.
O yıllarda baba Sakıp Sabancı, kızını ameliyat için yurtdışına götürdü. İlk ameliyat Dilek Sabancı’nın hareket kabiliyetini biraz olsun arttırdı. Orta ve lise eğitimini yurtdışında tamamladı.
Dilek Sabancı çocukluğuna döndüğünde tarif edilemez bir burukluk içinde, ‘Biliyor musunuz, ben hayatımda hiç ip atlayamadım. Çocuklar dışarıda ip atlarken ben içeride oturmak zorunda kaldım’ diyor.
Çocuklar dışarıda, o içeride oturduğu için büyüklerle ilişkileri hep iyi oldu. Dilek Sabancı, oturup durumuna ağlamak yerine kısıtlamalarla yaşamayı öğrendi. Belirli aralıklarla üç kez daha ameliyat oldu.
Son ameliyatını 33 yaşında New York’taki dünyanın sayılı ortopedi hastanelerinden birinde gerçekleştirdi. Ancak, hiçbir ameliyat onun sağlıklı bir vücuda kavuşmasına tam anlamıyla yardımcı olmadı.
Dilek Sabancı, bugün bir turizm şirketinin yöneticisi, Türkiye Zihinsel Engelli Sporcular Federasyonu As Başkanlığını yapıyor.
Bundan sonra sosyal ağırlıklı çalışmalar yapmak istediğini belirten Dilek Sabancı, ‘Metin Sapancı Spastik Çocuklar Vakfı’nda çalışmak, benim gibi ve benden daha kötü durumdaki insanlara yardımcı olmak istiyorum.
Onların standartlarını yükseltip yaşadığım tecrübeleri onlara aktarabilirim diye düşünüyorum. Kendimi Asyalı, Avrupalı, Amerikalı, Türkiyeli olarak değil, bir dünya insanı olarak görüyorum’ diyor.
Dilek Sabancı ailesiyle haftada mutlaka bir kez görüşüyor. Annesinin yaşadığı Beylerbeyi’ndeki evde kapalı yüzme havuzuna gittiğini, spordan sonra ailece yemek yediklerini anlatan Dilek Sabancı, spor salonuna da devam ediyor. Ancak, kimileri koşu bandında 2 saat yürürken, o 15-20 dakikada yorulduğunu söylüyor.”
Belgesel filmin Dilek Sabancı ile ilgili bölümün sonunda tüm engellilere “Kuvvetli olalım, hiçbir zaman vazgeçmeyelim, yaşadıkça tüm engelleri birlikte aşalım” mesajı veriliyor.
Kanada’da yarışacak olan filmde, talihsiz bir kaza sonrası sığ suya atlayarak boynunu kıran ama yıllarca verdiği mücadele ve tedavilerle kendine yetebilen, omurilik felçli ekonomist Adem Saykın da var.
Hızla ilerleyen kas hastalığına rağmen asla hayattan kopmayan, Türkiye’nin ilk tekerlekli sandalyeli tiyatro oyuncusu Melike Emre’nin hayata nasıl dört elle tutunduğunun öyküsü, ailesi ve kendi ağzından anlatılıyor.
Ilgaz Dağları’nda trafik kazasında annesini kaybeden, bilinçsiz ilkyardımla omurilik felci olan, ancak yaşama sevincini yitirmeyen Asuman Uras da engellerine rağmen yaşamla nasıl dans edebildiğini dile getiriyor.
Belgeselde 17 Ağustos depreminde göçük altında kalan, saatler sonra depremde bir kardeşini kaybeden, yürüyemeyen ve konuşamayan, hiçbir yardım almadan bilgisayara hükmeden ve kitap yazan spastik engelli Ömer Kılıç’ın yaşamından da önemli kesitler sunuluyor.
Haber: Nilüfer KAS



